En azindan teoride bilgi, düsünce ve eylemin mimari olarak tanimlanan entellektüelin, karar verme süreçlerinde ikilemler yasayan diger insanlarin karar verebilmelerindeki etksi bilinmektedir. Bu yüzden entellektüelin suskunluga gömülmesi sadece kendini inkâr degil, ayni zamanda ihanetinin de ifadesidir. Oysa giderek yayginlasan küresel terörün kimligine ve amaçlarina iliskin en saglam bilgiyi entellektüeller verebilir. Bunun için entelektüele gerekli olan biraz yürek, bir parça sagduyudur. Entelektüellerdeki güç kaybi bireysel ve toplumsal gelecek kaybi ile esanlamli olarak degerlendirilebilir. Insnaligin dogruya, adalete, hak ve özgürlüge nasil ihtiyaci varsa ayni sekilde bu degerlerin ödünsüz bekçileri olma zorunluluklari bulunan gerçek entelektüellere de ihtiyaci vardir. Oysa entellektüelin de kendini güçten düsüren merkeziyetçi ve bencil kayitçiliktan, zorbaliktan kurtarmasi gerekir. (Arka Kapak)