“O an bulunduklari mekana binlerce yildiz yagdi. Isil isil oldu her yer. Mis gibi bir koku yayildi, binlerce çiçek açti gönüllerinde. Yumdular gözlerini, perde kapandu; ne birinci ne de ikinci tekil kadi, ortalikta. Birakip yerlerini birinci çogula “Biz” olup çiktilar sahneye. Ve söz verdiler. Söz demek, senetti onlar için, en geçerli akçe. Biliyorlardi ve yine biliyorlardi ki sözünden cayani ne yer begenirdi ne gök. Hüküm geçmezdi elbet kadere, lakin tek yürek olmaya ant içmislerdi bir kere.Kabarsa deniz, alt üst olsa ne varsa ne Ece dönecekti ne de Mert, ne özünden ne sözünden.”