Dünyanın Fısıltısı Bir Mecaz Olarak Dünya Kitabı
36,50 TL
| SKU | 9786054787524 |
|---|---|
| Yazar | Ergun Kocabıyık |
| Yayınevi | Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi |
Dünyayi algilamamizda, sinirlarini kesfetmemizde ve dünyaya iliskin hayallerimizde dilin etkisi nedir? Inanarak veya “yalan” olduklarini bilerek anlattigimiz hikâyeler kendimizi ve baskalarini anlamamizda, düsüncelerimizi biçimlendirmekte ne derece etkili?
Gizemcilere inanacak olursak insan, dünyayla iletisim içindedir; onunla ayni dili konusur. Doga onunla yildizlari, bitkileri ve hayvanlari, irmaklari, daglari taslari, mevsimleri, geceleri ve gündüzleri araciligiyla konusur. Dilsel bir metin olarak beliren doga, insan için saydamdir; dahasi gizemci, doganin kendisine baktigini ve kendisini anladigini sanir.
Insanin kendi anlattigi hikâyenin büyüsüne kapilmasini, yani kendisi ve çevresi hakkindaki yanilgisini daha dogru bir ifadeyle hüsnü kuruntusunu; insanin dünyanin, olmasini istedigi gibi oldugunu sanmasini; dogadaki “gizli metin”, “örtük söylem” veya “kozmik ima” mitini ele alan bu çalisma, “yalan dünya”dan ve bu “yalanin” bir “tabiat okur-yazarligi”na dayali uygarligimizin kurulusundaki öneminden söz ediyor. Bizlerin kendimizi kültür yoluyla tamamlayan eksik hayvanlar oldugumuzu; ne insan ile dünya ne de insan ile insan arasinda dogal ve dogrudan bir iliski oldugunu; onlarin arasindaki iliskinin dilin simgesel dizgeleri üzerinden kuruldugunu ve bu dilin kültürel islevinden ayiramayacagini savunuyor.
Gizemcilere inanacak olursak insan, dünyayla iletisim içindedir; onunla ayni dili konusur. Doga onunla yildizlari, bitkileri ve hayvanlari, irmaklari, daglari taslari, mevsimleri, geceleri ve gündüzleri araciligiyla konusur. Dilsel bir metin olarak beliren doga, insan için saydamdir; dahasi gizemci, doganin kendisine baktigini ve kendisini anladigini sanir.
Insanin kendi anlattigi hikâyenin büyüsüne kapilmasini, yani kendisi ve çevresi hakkindaki yanilgisini daha dogru bir ifadeyle hüsnü kuruntusunu; insanin dünyanin, olmasini istedigi gibi oldugunu sanmasini; dogadaki “gizli metin”, “örtük söylem” veya “kozmik ima” mitini ele alan bu çalisma, “yalan dünya”dan ve bu “yalanin” bir “tabiat okur-yazarligi”na dayali uygarligimizin kurulusundaki öneminden söz ediyor. Bizlerin kendimizi kültür yoluyla tamamlayan eksik hayvanlar oldugumuzu; ne insan ile dünya ne de insan ile insan arasinda dogal ve dogrudan bir iliski oldugunu; onlarin arasindaki iliskinin dilin simgesel dizgeleri üzerinden kuruldugunu ve bu dilin kültürel islevinden ayiramayacagini savunuyor.