Sair olmadan önce dünyayi sirtlarinda tasidiklarina aldirmiyorlardi. Kaç yüz yili devirdiklerinden habersizdiler. Günün birinde dayanacak yer bulamayinca, kalemlerine abandilar. Rüzgâr her yönden ayni esiyordu onlara. Yagmurlarin günes yüzünden oldugunu anlamakta gecikmediler. Anlasilmayana öfkeli, anlamayana düsman kesildiler.Bihaber olanlari haberdar etmeyi ilke edindiler. Yazgilari ayni felekten besleniyordu. Dünyanin kaç bucak olduguna güldüler. Gel zaman git zaman, biri digeriyle, digeri de öbürüyle karsilasti; saatler kim bilir kaçi gösterirken...Sonrasi malum!Bu kitapta ilk defa bulusan; dört adam, ortak bir dille sesleniyor okuyucuya.Misralarda kesfedeceginiz her öykünün yasanmisliklardan damitildigini anlamak zor olmayacak...-Ali Imam-(Tanitim Bülteninden)