Aurelia Fontana, Madrid Üniversitesi’nde ögretim görevlisidir. Arada sirada görüstügü sevgilisiyle tutkusuz, uzatmali bir birlikteligi sürdürmektedir. Kendini özgür, ince zevkleri olan, çagdas bir kadin olarak görmektedir. Kir evinde yasayan babasi felç geçirince, ona bakmasi için Adelita adinda bir kadinla anlasir. Gizemli ve garip bir kadin olan Adelita’nin gelisiyle birlikte Aurelia’nin yasami altüst olacaktir. Belki de ilk kez kendi varolusunu sorgulamaya yönelen Aurelia, yasamin farkliliklarinin ayirdina varacak; ilk kez "kendi sarkisini söylemeye" baslayacaktir.Günümüz Ispanyol edebiyatinin önde gelen yazarlarindan Rosa Regàs, Aurelia’nin iç sesi ve bilinç akisiyla kadin ruhunun en gizemli, en karanlik, en geçit vermez köselerine dogru bir yolculuga çikiyor. Üzerinde cilayi siyirip iç dünyasiyla yüzlesen bir kadinin öyküsünü anlatirken, okuyucuyu umarsiz tutkularin derinliklerine sürüklüyor.