Norbert Elias’a göre, kapitalist sanayi toplumlari (hizmet sektörünü de buna eklememiz gerek) bireyi verimlilik ilkesine göre kesin zaman dilimlerine bölünmüs bir gündelik/haftalik/aylik/yillik hayatin korsesine sokmus olsa bile, insan, bu dis baskiyi içsellestirip bir zaman vicdanina dönüstürmüs oldugu için bir bakima onu algilamaz. Modern devlet, toplum ve birey adina, siddeti hukuk üzerinden tekellestirip, bölüsümü düzenler. Bu tekellestirme, bireye, islevi ve anlami devlette sakli bir tahakküm olarak yansir. Gregor Samsa, Elias’tan yaklasik elli altmis yil önce, bu tezi çürütürcesine, sistemin çarklari arasinda ezilmistir. Dönüsüm adeta Gregor’un pasif direnisidir.