"... Ama o hiçbir sey söylemedi. Beyaz teniyle biz esmer köy çocugu ögrencilerine, yüzünde güller açan gülümsemesiyle bakti, bakti, bakti...
Tam kalplerimize isledi o derin, anlamli gülümseme ve hemencecik, giden ögretmenimizin yaninda yeni ögretmenimize de kocaman bir yer açtik yüregimizde.
Oh be, tipki hayallerimizdeki gibi biriydi ve biliyorduk bu ögretmenimizi de çok sevecektik ve o da bizi sevecek, mecbur kalmazsa bizi birakip gitmeyecek, yillarca köyümüzde kalacakti. O gün bana dügün bayramdi. Iste gelmisti benim ögretmenim. Nasil diyordu sarkida: Yasasin dostlar, benim de artik bir ögretmenim var.
Tam kalplerimize isledi o derin, anlamli gülümseme ve hemencecik, giden ögretmenimizin yaninda yeni ögretmenimize de kocaman bir yer açtik yüregimizde.
Oh be, tipki hayallerimizdeki gibi biriydi ve biliyorduk bu ögretmenimizi de çok sevecektik ve o da bizi sevecek, mecbur kalmazsa bizi birakip gitmeyecek, yillarca köyümüzde kalacakti. O gün bana dügün bayramdi. Iste gelmisti benim ögretmenim. Nasil diyordu sarkida: Yasasin dostlar, benim de artik bir ögretmenim var.