Bu kentin zamanin içinde yeralti irmagi gibi akisini hissetim... Arsivlerin kederli sayfalarinda sesini ve yüzünü yitirmis insanlara rastladim; seslerine sesimi, yüzlerine sözcüklerimin rengini kattim. Kentin sokaklarinda bir avuç su gibi akan yesilin yaninda lacivertin gizemini de gördüm. Anladim ki bu kent, söylencelerden gerçege, tutkulu bir yasamin adi olmus yüzyillardir. Ben burada dogmadim ama bu kentin ruhunu hissettim...