Bu romanda geçen öyküler kimi zaman gerçek yasamdan, kimi zaman efsanelerden beslendi. Kitabin amaci bölgenin kaybolmak üzere olan kültürünü, halk öykülerini, efsanelerini yeni nesle ulastirmaktir. Nihat Aslanyürek bu kitabiyla unutulmus bir avuç insanin yüzyillar boyu degisen egemenlerine hizmet ederek kültürel asimilasyona nasil ugradiklarini göstermeyi, geçmislerini onlara hatirlatmayi amaçladi. Roman ayni zamanda dogdugu gün tabiatin, ardindan babasinin en sonunda da devletin zulmüne ugrayan Yusuf’un hikâyesidir. Roman bize kitaplarin gömülse de toprakla, agaçla, çiçekle konusacagini her dili bildigini anlatiyor. Kitap inançlarini, efsanelerini konusmayan ve sürekli gizlemek zorunda oldugunu hisseden bir toplumun hikâyesidir.