Çağdaş İslam Bilimine Giriş


26,00 TL
SKU 9786055482275
Yayınevi Fecr Yayınları

“Dogu Medeniyeti” ve “Bati Medeniyeti” ayirimindan hareketle, cografya merkezli “Dogu Bilimi” veya “Bati Bilimi” diye bir tanimlamanin imkâni var midir? Ya da din, kültür, irk veya medeniyet merkezli, bir “Hiristiyan Bilimi”, “Islam Bilimi”, “Çin bilimi” tanimlamasi ne kadar tutarlidir? Cevap(lar)i aramak için öncelikle bilgi-deger iliskisinin nasil kurulduguna bakmak gerekir. Bunun için de, kendi basina bagimsiz bir gerçekligin olup olmadigi, gerçegin belirli paradigmalarla yorumlanmis bir veri olarak arastirmacinin ilgisine girdiginin, dolayisiyla gerçekligin izafi bir deger olup olmadiginin arastirilmasi gerekmektedir. Artik insanlarin ne yaptigi, ne ve nasil düsündügü arasinda ayirima gidilmesi; yetistigimiz kültürün unsurlarinin kavramsal bir tahlile tabii tutulmasi, bilissel unsurlarinin neler oldugunun bilinmesi, bilgi-deger iliskisinin tespitinde büyük önem arz etmektedir.“Etkinlik olarak bilim” tasavvuruna göre; bilim, bir sosyal yapi, geleneksel bir etkinlik olup, belirli bir toplumsal ortamda epistemoloji, felsefe, ideoloji ve dine ait konularin bir yansimasidir. Dolayisiyla “Bilim, salt gerçege ulasmak amaciyla her türlü toplumsal degerden uzak, nesnel bir sorgulamadir!” seklindeki degerlendirmenin tutarliligi yoktur. Bu açidan bilgi iletisimi yoluyla baglantilari olan kisilerin olusturdugu “birlik”ler ve bunlara ait bilimsel topluluk(lar) vardir. Bu da Bilim ve Felsefe iliskisini gündeme getirir: Hem bilim, hem de felsefe, sorgulayici ve refleksif bir tutumun ürünüdür, her ikisinde bir hakikat tutkusu vardir. Bilim, dikkatini sinirli bir bilgi alani üzerinde odaklastirir, dünyanin belirli yönlerini tanimlamaya çalisir. Bunun için öndeyilerde bulunur, deneyler yapar. Bunlarin sonucunda olgulara iliskin gözlemlere uyumlu ve onlari açiklayan kuramlar ileri sürer. Felsefe ise, bir bakis açisini zenginlestirmek ya da desteklemek için bilimin tanimlayici malzemelerini ve teorilerini kullanir. Bilimin varsayimlari hakkinda kusku ve itirazlar ortaya atarak, var olanlarin temelde yatan dogasi, anlami ve ideal imkânlari hakkinda sürekli olarak sorular sorarak daha ileri gider.