Tanriya inaniyor musun? diye sordu bir gün Esra bana. Artik her günümüz birlikte geçiyordu. Beraber yürüyüse çikiyorduk her aksamüzeri. Aska dair baslayan sirdaslik ailevi konulardan sonra iç dünyamiza kadar uzanmisti. Bambaska bir tadi vardi hemcinsinle kurdugun yakinligin. Bir yeni yas hediyesi gibi girmisti hayatima. Bence adina ne koydugumuzun pek bir önemi yok. Ama bizi var eden bir güç olmali degil mi?Peki ya dine? Annem inanirdi ama babam neyle huzur buluyorsam ona inanmami söylemisti. Annemin ölümünden sonra dinle iliskimi kaybettim. ‘Tanriyi dine sigdiramayiz,’ demisti babam. Sanirim ben de sigdirmak istemiyorum. Öyleyse deistsin sen.O ne demek? Tanriya inaniyorsun ama dine inanmiyorsun. Bense ateistim. Ikisine de inanmiyorum. O kadar neseli söylemisti ki son cümleyi sanki inançsizlikta bir özgürlük buluyor gibiydi. Ama içten içe inandigini düsünüyordum yine de. Ya Tanri asksa? deyiverdim bir umutla. Yazar Hakkinda: