Tek bir insanin digeri için neler ifade edecegini hiç bilmemisti, çünkü hiç yalniz kalmamisti.”
Fransiz sarayinda aristokrat bir kadinin aniden gözden düsme hikâyesinin anlatildigi bu roman gerçek bir yasam öyküsüne dayanir. Madame de Prie, Kral tarafindan Normandiya’ya sürgüne gönderilir ve orada Paris hayatinin sasaali günlerini düsleyerek yasama tutunmaya çalisir. Çaresizlik içinde yeniden hatirlanacagi ve herkesi etkisi altina alacagi bir günü planlamaya baslayan Prie kendisi için hazirladigi bu çarpici sona hazirlik yapar.
Yazar Hakkinda:
Stefan Zweig
1881 yilinda Habsburg Imparatorlugu'nun baskenti Viyana'da varlikli ve kültürlü bir Yahudi ailenin çocugu olarak dogdu. Ailenin ikinci oglu olan Stefan Zweig, küçük yaslardan itibaren kültür ve edebiyat alaninda egitim görmeye basladi; Ingilizce, Fransizca, Italyanca, Latince ve Yunanca ögrendi. Viyana ve Berlin üniversitelerinde felsefe ögrenimi gördü. Zweig I. Dünya Savasi basladiginda bir gazeteci ve yazar olarak savasi desteklemisti ancak, Galiçya'ya gidip cephedeki acilara bizzat tanik olduktan sonra savasin anlamsizligini kavrayarak pasifist bir tutum sergilemeye basladi. Savastan sonra Avusturya'ya dönerek Salzburg'a yerlesti. 1920 yilinda, Frederike Von Winternit ile evlendi. Yaklasik yirmi yil Salzburg'da yasadi.
Ülkede nasyonal sosyalizmin egemen olmasiyla Zweig kara listeye alindi. 1933'te, Nazilerin meydanlarda atese verdikleri törenlerde yakilan kitaplar arasinda Zweig'in eserleri de yer aliyordu. 1934'te Gestapo'nun villasini basip, silah aramasi üzerine Zweig ülkesini terk etmek zorunda kaldi ve Londra'ya yerlesti. Avrupa'nin içine düstügü durumdan duydugu üzüntü ve yasamindaki düs kirikliklari nedeniyle 22 Subat 1942'de Rio de Janeiro'nun Petrópolis kentindeki evinde, ikinci esi Lotte ile birlikte uyku hapi içerek intihar etti. Petropolis'te devlet cenaze töreni ile defnedildi. Petropolis'teki evi müzeye dönüstürülmüstür.
Üretken bir yazar olan Zweig, yazdigi pek çok roman ve novellanin yani sira birçok konuda denemeler yapti. Lirik siirler yazdi, trajedi ve dram türünde sahne eserleri denedi, özellikle biyografi alaninda önemli eserler ortaya koydu.
Mutlu Er
Hacettepe Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyati Bölümü’nde Lisans (2001), Yüksek Lisans (2006) ve Doktora (2011) egitimini tamamlamistir. H.Ü. Alman Dili ve Edebiyati Bölümü’nde ögretim üyesi olup yazinsal ve teknik çeviri alaninda çalismalari olmustur.
Kullanilan Reklam Mecralari : Kitap Ekleri, Sosyal Medya, Billboardlar
Fransiz sarayinda aristokrat bir kadinin aniden gözden düsme hikâyesinin anlatildigi bu roman gerçek bir yasam öyküsüne dayanir. Madame de Prie, Kral tarafindan Normandiya’ya sürgüne gönderilir ve orada Paris hayatinin sasaali günlerini düsleyerek yasama tutunmaya çalisir. Çaresizlik içinde yeniden hatirlanacagi ve herkesi etkisi altina alacagi bir günü planlamaya baslayan Prie kendisi için hazirladigi bu çarpici sona hazirlik yapar.
Yazar Hakkinda:
Stefan Zweig
1881 yilinda Habsburg Imparatorlugu'nun baskenti Viyana'da varlikli ve kültürlü bir Yahudi ailenin çocugu olarak dogdu. Ailenin ikinci oglu olan Stefan Zweig, küçük yaslardan itibaren kültür ve edebiyat alaninda egitim görmeye basladi; Ingilizce, Fransizca, Italyanca, Latince ve Yunanca ögrendi. Viyana ve Berlin üniversitelerinde felsefe ögrenimi gördü. Zweig I. Dünya Savasi basladiginda bir gazeteci ve yazar olarak savasi desteklemisti ancak, Galiçya'ya gidip cephedeki acilara bizzat tanik olduktan sonra savasin anlamsizligini kavrayarak pasifist bir tutum sergilemeye basladi. Savastan sonra Avusturya'ya dönerek Salzburg'a yerlesti. 1920 yilinda, Frederike Von Winternit ile evlendi. Yaklasik yirmi yil Salzburg'da yasadi.
Ülkede nasyonal sosyalizmin egemen olmasiyla Zweig kara listeye alindi. 1933'te, Nazilerin meydanlarda atese verdikleri törenlerde yakilan kitaplar arasinda Zweig'in eserleri de yer aliyordu. 1934'te Gestapo'nun villasini basip, silah aramasi üzerine Zweig ülkesini terk etmek zorunda kaldi ve Londra'ya yerlesti. Avrupa'nin içine düstügü durumdan duydugu üzüntü ve yasamindaki düs kirikliklari nedeniyle 22 Subat 1942'de Rio de Janeiro'nun Petrópolis kentindeki evinde, ikinci esi Lotte ile birlikte uyku hapi içerek intihar etti. Petropolis'te devlet cenaze töreni ile defnedildi. Petropolis'teki evi müzeye dönüstürülmüstür.
Üretken bir yazar olan Zweig, yazdigi pek çok roman ve novellanin yani sira birçok konuda denemeler yapti. Lirik siirler yazdi, trajedi ve dram türünde sahne eserleri denedi, özellikle biyografi alaninda önemli eserler ortaya koydu.
Mutlu Er
Hacettepe Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyati Bölümü’nde Lisans (2001), Yüksek Lisans (2006) ve Doktora (2011) egitimini tamamlamistir. H.Ü. Alman Dili ve Edebiyati Bölümü’nde ögretim üyesi olup yazinsal ve teknik çeviri alaninda çalismalari olmustur.
Kullanilan Reklam Mecralari : Kitap Ekleri, Sosyal Medya, Billboardlar