Her sey yorgun bir gecenin yarisinda gelen bir mesajla basladi. Bu mesaj gelmeseydi belki de bu hikaye, dogup büyüdügü Anadolu topraklarindan “töre” ile koparilip, silah ve uyusturucu tacirleriyle, varliklarini kan, gözyasi ve katliamlara borçlu terör baronlarinin batakhane ve yabanci istihbarat servisleriyle, isbirlikçileri tarafindan gurbet ellerde savrulup giden yüzlerce Berivan’dan birinin gerçek hikayesidi.
Berivan, kuzlardan baska dostu, daglardan baska dert ortaginin olamadigi uzak bir Anadolu kösesinden, binbir macera ile gelip, iltica ettigi Avrupa’da farkina bile varmadan düstügü karanlik terör ve uyusturucu batakliginin ortasinda yikilan umutlari, yitirdigi masumiyetle, hayata tutunmaya çalisirken gerçegi yakalayan nadir kisilerden biridir.
Ortadogu’da devam eden kanli savasin, efendilerinden, tüccarlarina, katillerinden, ahlak düskünlerine kadar devam eden bu mücadeleyi gelin bir de Berivan’in dünyasindan okuyalim.
Berivan, kuzlardan baska dostu, daglardan baska dert ortaginin olamadigi uzak bir Anadolu kösesinden, binbir macera ile gelip, iltica ettigi Avrupa’da farkina bile varmadan düstügü karanlik terör ve uyusturucu batakliginin ortasinda yikilan umutlari, yitirdigi masumiyetle, hayata tutunmaya çalisirken gerçegi yakalayan nadir kisilerden biridir.
Ortadogu’da devam eden kanli savasin, efendilerinden, tüccarlarina, katillerinden, ahlak düskünlerine kadar devam eden bu mücadeleyi gelin bir de Berivan’in dünyasindan okuyalim.