Bir kemigin kahraman oldugu ve onun diliyle anlatilan bir ilk roman bu. Her sey normal ve kendi seyrinde giderken küçük bir ayak kaymasiyla degisen hayatin siirsel öyküsü... Kirilmis bir kemigin pesinden kosan, ona ayak uydurmaya çalisan, onun etrafinda dönüp duran koridorlar, odalar, aciyla alinip verilen nefesler, inlemeler, gecenin ortasina özenle yerlestirilen ates topundan haykirislar... Nefes nefese kalarak okuyacaginiz bir öykü bu. Minör edebiyatin son metinlerinden biri...
"Üstünü çizdiklerimiz Sahip, bir gün böyle çikarlar iste karsimiza. Kendileri gider, bizi de götürürler.
Ben, Femur.
Sahip'imin yasindayim, otuz dört yil geçirdim iyi kötü. Fark edilmeden. Sahip yeni anladi fark edilmemenin ne aci oldugunu.
Bense dogdugumdan beri böyleyim.
Hep gözünün önünde oldugum halde beni görmeyen bir yüz tasiyarak yasadim. Üzerimde tasidigim, dik yürüttügüm yüz, bana baktigi halde varligimdan habersiz yasiyor, bir Femur için bundan daha dramatik ne olabilir?
"Üstünü çizdiklerimiz Sahip, bir gün böyle çikarlar iste karsimiza. Kendileri gider, bizi de götürürler.
Ben, Femur.
Sahip'imin yasindayim, otuz dört yil geçirdim iyi kötü. Fark edilmeden. Sahip yeni anladi fark edilmemenin ne aci oldugunu.
Bense dogdugumdan beri böyleyim.
Hep gözünün önünde oldugum halde beni görmeyen bir yüz tasiyarak yasadim. Üzerimde tasidigim, dik yürüttügüm yüz, bana baktigi halde varligimdan habersiz yasiyor, bir Femur için bundan daha dramatik ne olabilir?