Kitap Tanitim Yazisi: Arka Kapak
“Olmasa ol olmaz idi cism ü cân
Olmasa ol yaradilmazdi cihân
Olmasa ol olmaz idi kâ'inât
Yaradilmazdi cihânda hîç zât
Olmasa ol olmaz idi mâh haver
Olmasa ol olmaz idi husk u ter
Olmasa ol olmaz idi enbiyâ
Olmasa ol olmaz idi evliyâ ”
Behistî Sinan Çelebi, II. Bayezid dönemi sairlerindendir. Sair ayni zamanda kendi ifadesiyle Anadolu sahasinin ilk hamse sahibi sanatçisidir. Sanatçi, hamsesini olusturan mesnevilerin naat kisimlarinda dile getirdigi Hz. Peygamber sevgi ve saygisini, müstakil bir biçimde kaleme aldigi Vilâdet-i Resûl adli eseriyle anlatmaya çalismistir.
Behistî, 555 beyitten meydana gelen mevlit türündeki bu eserinde iki ana konu üzerinde durmustur. Bunlardan ilki Hz. Peygamber'in dogumu ve sonrasinda meydana gelen mucizevî olaylar; ikincisi de Hz. Peygamber'e sütanne bulunmasi hususu etrafinda gelisen olaylardir. Eserinin konusunu sadece Hz. Peygamber'in dogumu ve sütanne bulunmasi hadisesi üzerine kurgulayan sanatçi, bunun nedenini, bundan daha fazlasini yazmanin, özellikle Hz. Peygamber'in vefatini anlatmanin kalplere hüzün vermesi biçiminde açiklamistir.
Dili oldukça basarili bir biçimde kullanan Behistî, aruza olan hâkimiyeti, kafiye ve redif olusturmadaki basarisi ve birbirinden farkli edebî sanatlari kullanmada gösterdigi ustalik ile edebiyat tarihimizin önemli isimlerinden biri oldugunu ortaya koymustur.
“Olmasa ol olmaz idi cism ü cân
Olmasa ol yaradilmazdi cihân
Olmasa ol olmaz idi kâ'inât
Yaradilmazdi cihânda hîç zât
Olmasa ol olmaz idi mâh haver
Olmasa ol olmaz idi husk u ter
Olmasa ol olmaz idi enbiyâ
Olmasa ol olmaz idi evliyâ ”
Behistî Sinan Çelebi, II. Bayezid dönemi sairlerindendir. Sair ayni zamanda kendi ifadesiyle Anadolu sahasinin ilk hamse sahibi sanatçisidir. Sanatçi, hamsesini olusturan mesnevilerin naat kisimlarinda dile getirdigi Hz. Peygamber sevgi ve saygisini, müstakil bir biçimde kaleme aldigi Vilâdet-i Resûl adli eseriyle anlatmaya çalismistir.
Behistî, 555 beyitten meydana gelen mevlit türündeki bu eserinde iki ana konu üzerinde durmustur. Bunlardan ilki Hz. Peygamber'in dogumu ve sonrasinda meydana gelen mucizevî olaylar; ikincisi de Hz. Peygamber'e sütanne bulunmasi hususu etrafinda gelisen olaylardir. Eserinin konusunu sadece Hz. Peygamber'in dogumu ve sütanne bulunmasi hadisesi üzerine kurgulayan sanatçi, bunun nedenini, bundan daha fazlasini yazmanin, özellikle Hz. Peygamber'in vefatini anlatmanin kalplere hüzün vermesi biçiminde açiklamistir.
Dili oldukça basarili bir biçimde kullanan Behistî, aruza olan hâkimiyeti, kafiye ve redif olusturmadaki basarisi ve birbirinden farkli edebî sanatlari kullanmada gösterdigi ustalik ile edebiyat tarihimizin önemli isimlerinden biri oldugunu ortaya koymustur.