Insanoglu iki sözü bir araya getirmeyi basardigi günden bu yana duygularini, düsüncelerini siir yoluyla anlatmaya çalismistir. Bu aliskanlik bugün de sürmektedir. Ancak edebi degeri olan siirin üretilmesi için iyi bir birikim, yeterli bir deneyim, titiz bir çalisma gerekmektedir. Bu yüzden siir yazan çoktur da sair azdir.
Yayin dünyasinda siir bazen unutulur gibi olsa da bazen öykünün, romanin gerisinde kalsa da o geçmisten getirdigi köklü yapisi geregi hep var oldugunu animsatmayi bilmistir.
Siir yasadigi çagin yeniliklerine çok kolay uyabilen bir yazin türüdür. Sürekli bir yenilenme içindedir. Her sairin bir siir tanimi vardir ve onlar eserlerini bu anlayisla üretir. Ancak bu, saire siirin özüyle hoyratça oynama hakkini vermek anlamina gelmez. Bunu belirleyen bir yasa yok; ama zaman denilen o büyük elestirmen gerçek siiri digerlerinden ayirmasini hep bilmistir.
Yayin dünyasinda siir bazen unutulur gibi olsa da bazen öykünün, romanin gerisinde kalsa da o geçmisten getirdigi köklü yapisi geregi hep var oldugunu animsatmayi bilmistir.
Siir yasadigi çagin yeniliklerine çok kolay uyabilen bir yazin türüdür. Sürekli bir yenilenme içindedir. Her sairin bir siir tanimi vardir ve onlar eserlerini bu anlayisla üretir. Ancak bu, saire siirin özüyle hoyratça oynama hakkini vermek anlamina gelmez. Bunu belirleyen bir yasa yok; ama zaman denilen o büyük elestirmen gerçek siiri digerlerinden ayirmasini hep bilmistir.