Naci Komiser, Polis Akademisi’nde okurken çikmaya basladigi ve daha sonra ayrildigi Belma’yi zamanla aklinda bir saplanti haline getirir. Ona ulasamamanin ezikligi ile her gün onun hayalini kurmaya ve hayal ile gerçek arasinda gidip gelmeye baslar. Bu saplanti sonucunda bir süre akil hastanesinde yatmak zorunda kalir. Aynanin içinde gördügü ve kendisine bile tam olarak açiklayamadigi sanrilari, yasadigi ruhsal trajedinin bir yansimasi olarak karsimiza çikar; Aynadaki yansimasindan yatagindaki hasta ismini ilk kez fark etmisti, ama orada yazan isim hiç de tanidik gelmemisti kendisine; Naci Mayef. Günlerdir karsisinda kendini seyrettigi aynaya soruyordu; hasta kendisi miydi gerçekten? Ruhunda bu çift kisiligin sikisikligini yasiyordu Ve tedavi sonrasi normal hayatina döner. Ancak onun hayali yine pesini birakmaz ve bu sorunu artik kökten çözmesi gerektigini anlar. Belma’nin üniversitede okumakta oldugu Eskisehir iline gider. Hüsranla sonuçlanan bu son görüsmelerinden sonra intiharin esigine gelir; Ve kendini tümüyle terk etmek üzere gözlerini yumdu. Terlemis olan sag el isaret parmagi tetikte titriyordu. Aslinda tetikte olan onun eliydi. Ölüm yani basina oturmus ve onun gözleriyle bakiyordu Naci’ye. Sonra etrafi dinledi, ancak artik sadece kendi nefesini duyuyordu Bir komiserin gerçek hayat hikâyesinden esinlenilerek yazilmis bir romandir Aynasiz ve kendi içinde esen firtinalarin dis dünyaya yansimasidir ayni zamanda.