Önemli olan gözlerdeki isilti degildir. O isigin kaynagidir. Nereden gelir, nereye gider hiç bilmezken, üstelik o kipirti senin ruhuna isleyen bir büyü olur adeta. Adi ask belirtileridir bunun. Zamanla gün yüzüne çikar kaniksanmis belirtiler. Ya sevmeye baslarsin ya da kalirsin, hiçbir sey yapmadan, yapamadan. Askin en çikmazlarina yürümek belki çikar ümididir. Ümitler yikilmazsa hikayen baslar. Hikayenin dil bilgisi olur sevdigin. Sessizce büyütürsün onu hikayende. Bazen kirilirsin, bazen mutlu olur sarilirsin kelimelere. Bazense ummadigin bir zamanda kaybolursun kendi hikayende. Kimse yok mu? naralarin faydasizdir. Sonra karanliklarini örten kisi gelir yanina; Sevdigin... Büyüttügün Ölüm pahasina yasamayi göze aldigin... Ya Yürüdügünüz o yollar, kaldirimlar sahit olurken mutlulugunuza bir gün gidecegini bildigin halde sarilirsin. En çaresiz teselli de budur aslinda. Bir gün gidecegini bildigin halde ona simsiki sarilmak Bir gün eline tükenen kalemleri alacagini ve çizgi çekecegini bilirsin aslinda. Kirilganliklar, anilar birikir ve bahanelere verir elini. Bahanelerse hep bitirme çabasidir askin. Hiç olmamis gibi davranir. En büyük sükunetlere gizlenip, puslu gecelere merhaba denir o gittikten sonra. Umut, hep dünlerde kalir. Ve hayat ona dur demeye yetmez bazen. Fakat o bildigini yapar ve gider. Bütün ask adina ekilmis tohumlari yakar. Iki cümlelik bir eser kalir ortaya. Yüregin aci bir seslenisi yansir aklina;
Kimseye güvenmiyorum artik terk eden bendeyken
Kimseye güvenmiyorum artik terk eden bendeyken