Amsterdam Avrupa’nin görece olarak küçük metropollerinden biri. 20. yüzyila dek önemli bir mimarlik merkezi oldugu söylenemez. Ancak, bu daha çok anitsal/kamusal mimarlik için geçerli bir yargidir. Özel mekanin biçimlenisi baglaminda kentin dikkate deger bir tarihi vardir. Sözgelimi, 17. yüzyilda Hollanda Asya ticaretinin getirileriyle zenginlesip Altin Çag’ini yasarken, bu kentin de burjuva konutu sorunuyla yakindan mesgul oldugu görülüyor. Hatta, yeni bir konfor standardinin tanimlanmasinda Amsterdam kentlilerinin devrimci bir rol oynadigi bile iddia edilebilir. Ne var ki, bu atilim etkileri Hollanda’nin sinirlari disinda hissedilen bir gelisme olmaktan çok, yerel bir olgudur. Amsterdam’in mimari açidan önem kazanmasi için geç 19. yüzyilin bitisini beklemek gerekir. (Tanitim Yazisindan)