“Doktor olmanin, bütün hastaliklarin çaresini bilmenin ne demek oldugunu anlayabiliyor musunuz? –sizin bilgece ifade ettiginiz gibi, yardim etmek mecburiyetinde olmanin– ama yine de çaresizce ölen birinin basinda beklemenin, olacaklari bilip yine de elinden bir sey gelmemesinin ne demek oldugunu biliyor musunuz? Bütün damarlarinizi parçalasaniz da yardim edemeyeceginizi...”
Stefan Zweig’in duyarli kisiligi ve olaganüstü gözlem yetenegiyle güçlenmis satirlari, Amok Kosucusu’nda sarsici bir sekilde karsimiza çikiyor. Insanin en derin kuytularinda yol alirken bir yandan Avrupa sömürgeciligini ve irkçiligi da satir arasindan okura aktaran usta yazar, bu uzun öyküde Endonezya’ya gönüllü olarak göreve giden bir doktorun hikâyesini anlatiyor.
Yazar Hakkinda:
Stefan Zweig
1881 yilinda Habsburg Imparatorlugu'nun baskenti Viyana'da varlikli ve kültürlü bir Yahudi ailenin çocugu olarak dogdu. Ailenin ikinci oglu olan Stefan Zweig, küçük yaslardan itibaren kültür ve edebiyat alaninda egitim görmeye basladi; Ingilizce, Fransizca, Italyanca, Latince ve Yunanca ögrendi. Viyana ve Berlin üniversitelerinde felsefe ögrenimi gördü. Zweig I. Dünya Savasi basladiginda bir gazeteci ve yazar olarak savasi desteklemisti ancak, Galiçya'ya gidip cephedeki acilara bizzat tanik olduktan sonra savasin anlamsizligini kavrayarak pasifist bir tutum sergilemeye basladi. Savastan sonra Avusturya'ya dönerek Salzburg'a yerlesti. 1920 yilinda, Frederike Von Winternit ile evlendi. Yaklasik yirmi yil Salzburg'da yasadi.
Ülkede nasyonal sosyalizmin egemen olmasiyla Zweig kara listeye alindi. 1933'te, Nazilerin meydanlarda atese verdikleri törenlerde yakilan kitaplar arasinda Zweig'in eserleri de yer aliyordu. 1934'te Gestapo'nun villasini basip, silah aramasi üzerine Zweig ülkesini terk etmek zorunda kaldi ve Londra'ya yerlesti. Avrupa'nin içine düstügü durumdan duydugu üzüntü ve yasamindaki düs kirikliklari nedeniyle 22 Subat 1942'de Rio de Janeiro'nun Petrópolis kentindeki evinde, ikinci esi Lotte ile birlikte uyku hapi içerek intihar etti. Petropolis'te devlet cenaze töreni ile defnedildi. Petropolis'teki evi müzeye dönüstürülmüstür.
Üretken bir yazar olan Zweig, yazdigi pek çok roman ve novellanin yani sira birçok konuda denemeler yapti. Lirik siirler yazdi, trajedi ve dram türünde sahne eserleri denedi, özellikle biyografi alaninda önemli eserler ortaya koydu.
Onur Yilmaz
1981 yilinda Kayseri’de dünyaya geldi. Lise egitimini Almanya’da tamamladi ve ardindan Hacettepe Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyati Bölümü’nü bitirdi. Yüksek lisans ve doktorasini yine ayni bölümde tamamladi. 2009 yilindan beri Hacettepe Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyati Bölümü’nde akademisyen olarak görevini sürdürmektedir.
Stefan Zweig’in duyarli kisiligi ve olaganüstü gözlem yetenegiyle güçlenmis satirlari, Amok Kosucusu’nda sarsici bir sekilde karsimiza çikiyor. Insanin en derin kuytularinda yol alirken bir yandan Avrupa sömürgeciligini ve irkçiligi da satir arasindan okura aktaran usta yazar, bu uzun öyküde Endonezya’ya gönüllü olarak göreve giden bir doktorun hikâyesini anlatiyor.
Yazar Hakkinda:
Stefan Zweig
1881 yilinda Habsburg Imparatorlugu'nun baskenti Viyana'da varlikli ve kültürlü bir Yahudi ailenin çocugu olarak dogdu. Ailenin ikinci oglu olan Stefan Zweig, küçük yaslardan itibaren kültür ve edebiyat alaninda egitim görmeye basladi; Ingilizce, Fransizca, Italyanca, Latince ve Yunanca ögrendi. Viyana ve Berlin üniversitelerinde felsefe ögrenimi gördü. Zweig I. Dünya Savasi basladiginda bir gazeteci ve yazar olarak savasi desteklemisti ancak, Galiçya'ya gidip cephedeki acilara bizzat tanik olduktan sonra savasin anlamsizligini kavrayarak pasifist bir tutum sergilemeye basladi. Savastan sonra Avusturya'ya dönerek Salzburg'a yerlesti. 1920 yilinda, Frederike Von Winternit ile evlendi. Yaklasik yirmi yil Salzburg'da yasadi.
Ülkede nasyonal sosyalizmin egemen olmasiyla Zweig kara listeye alindi. 1933'te, Nazilerin meydanlarda atese verdikleri törenlerde yakilan kitaplar arasinda Zweig'in eserleri de yer aliyordu. 1934'te Gestapo'nun villasini basip, silah aramasi üzerine Zweig ülkesini terk etmek zorunda kaldi ve Londra'ya yerlesti. Avrupa'nin içine düstügü durumdan duydugu üzüntü ve yasamindaki düs kirikliklari nedeniyle 22 Subat 1942'de Rio de Janeiro'nun Petrópolis kentindeki evinde, ikinci esi Lotte ile birlikte uyku hapi içerek intihar etti. Petropolis'te devlet cenaze töreni ile defnedildi. Petropolis'teki evi müzeye dönüstürülmüstür.
Üretken bir yazar olan Zweig, yazdigi pek çok roman ve novellanin yani sira birçok konuda denemeler yapti. Lirik siirler yazdi, trajedi ve dram türünde sahne eserleri denedi, özellikle biyografi alaninda önemli eserler ortaya koydu.
Onur Yilmaz
1981 yilinda Kayseri’de dünyaya geldi. Lise egitimini Almanya’da tamamladi ve ardindan Hacettepe Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyati Bölümü’nü bitirdi. Yüksek lisans ve doktorasini yine ayni bölümde tamamladi. 2009 yilindan beri Hacettepe Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyati Bölümü’nde akademisyen olarak görevini sürdürmektedir.