Açıklamalı - İçtihatlı 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (2 Cilt)
266,00 TL
| SKU | 9786055412524 |
|---|---|
| Yazar | Halil Kılıç |
| Yayınevi | Adalet Yayınevi |
04 Ekim 1927 yilinda yürürlüge giren 1086 sayili Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, Isviçre’nin Neuchatel Kantonuna ait 1925 tarihli Medeni Usul Kanunundan tercüme edilerek alinmistir. Ancak, Neuchatel Medeni Usul Kanununun tercüme edilerek hukukumuza alinmasi sirasinda, bazi bölümler için Fransiz ve Alman hukukundan da yararlanilmistir. 1086 sayili Kanun, yürürlüge girmesinden bugüne kadar yaklasik otuz kez degistirilmistir. Bu degisikliklerin tümünde, geciken yarginin hizlanmasi, daha basit ve daha ucuz bir yarginin saglanmasi amaçlanmistir. Ancak, bu degisiklikler genellikle, uygulamada görülen aksakliklarin ve sikayet edilen hususlarin giderilmesine yönelik belirli maddelerin veya belirli kurumlarin degistirilmesi biçiminde yapilmistir. Simdiye kadar 1946, 1952, 1955, 1967, 1974, 1993 yilinda hazirlanan tasarilar kanunlasmamistir. Son yillarda temel kanunlar tüm olarak gözden geçirilerek, yeni tasarilar hazirlanmasi yoluna gidilmis ve bunun sonunda hazirlanan Türk Medeni Kanunu Tasarisi, 08. 12. 2001 tarihinde kabul edilerek, 01. 01. 2002 tarihinde yürürlüge girmistir. Kanunun maddelerinde zaman içinde yapilan degisiklikler ve bazi maddelerin kanundan çikarilmasindan sonra bosluklar olusmus, bazi yeni ilke ve kurumlar 1086 sayili Kanunda yer almamistir. Bu gelismeler, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu yerine yeni bir tasari hazirlanmasi gerektirmistir. 1927 yilinda yürürlüge giren 1086 sayili Kanunun dili oldukça eskimis ve genç hukukçular tarafindan anlasilmasi zorlasmistir. Yeni bir kanun hazirlanmasinin nedenlerinden birisi de, ülkemizdeki adil yargilanma hakkinin saglanabilmesidir. Avrupa Insan Haklari Sözlesmesi ile taahhüt edilen adil yargilanma hakkinin saglanabilmesi için, usul kanunlarindaki hükümler uygun hale getirilmelidir. 1086 sayili Kanunun temel felsefesi korunup, mevcut hükümleri degerlendirilerek tasari hazirlanmistir. Zira 1086 sayili Kanunun kabulünden bugüne kadar yaklasik 80 yillik bir yargilama hukuku tecrübesi ve kültürü olusmustur. Bu süre içinde, doktrinde bir çok kitap, tez ve makaleler yazilmis, farkli görüsler tartisilmis, yargi kararlariyla ortaya çikan ciddi bir içtihat birikimi ortaya çikmistir. Tüm bu birikimin yok sayilmasinin dogru olmayacagi düsüncesi ile yeni bir yargilama sistemi yerine, mevcut yargilama hukuku kurallarinin gözden geçirilmesi, aksayan yönlerinin tespit edilerek düzeltilmesi, geçen süre içinde eskiyen, güncelligini kaybeden, ihtiyaci karsilamayan kurumlarin yenilenmesi, karsilastirmali hukuk çerçevesinde yeni kurum ve kurallarin kabul edilmesi, uygulamada ortaya çikan sorunlara, temel kavram ve kurumlari zedelemeden cevap verecek yeni düzenlemelerin kabul edilmesi kanun vaziinca benimsenmistir.