Aç Harmani… Yürek burkan bir deyim. Zorda kalanin, ekinleri yeni olgunlasmaya basladiginda dövdügü erken harman… Geçmiste kaldigini sandigimiz gerçekler, degisik biçimlerle günümüzde de sürüyor. Kent sokaklarinda is bekleyenler, sabahin erinde çöp bidonlarini karistiranlar, halk ekmek kuyruklarinda beklesenler bir baska aç harmani dövmüyorlar mi sikintiyla…“Basaran, öykülerinde toplumsal gerçekleri içinde köy insaninin dünyasini, duygulari, düsünceleri, gelenekleriyle var olma kavgasi verisini isliyor. Sosyo-ekonomik yapidaki degisimlerin onun dünyasindaki yansimalarini çiziyor. Klasik öykülemelerin sinirlari içinde ama ustaca.”