Get Adobe Flash player
Pazartesi, 07 Nisan 2014 07:28

HANIMEFENDİ VE HOŞ KÖPEKLER/ÖYKÜ

Eser Adı : Hanımefendi ve Hoş Köpekler

Yazar: Aisha Ajini

Orijinal Adı:

OrijinalDil: Arapça

Yayınevinde kitabın ait olduğu        Dizi Adı:Dünya Edebiyatı          

Kitabın genel anlamda türü: Öykü

Katkıda Bulunanlar:

Çeviren:Nedim Aybacı         

Editör: Seyfi Karahan                  Kapak Tasarım : .Ali Mesut Yavuz

Cilt Bilgisi:Karton Kapak

Kağıt Bilgisi:80 gr enzo kremini

Basım Tarihi:Şubat 2014

Baskı :       1.baskı

Sayfa Sayısı:  94

Kitap Boyutları: 13,5x19,5

 ISBN No: 978-605-4989-04-1   Barkod No: 978-605-4989-04-1

Önlüğümü neden çıkardım? Yatakları, dolapları düzenlemeye, çarşafları değiştirmeye günler harcadım; sonra tekrar bozdum. Bazı satırları, sözleri yeniden dizdim. Acaba suyun küfüyle kirlenen çama-şırları yeniden asar mıyım? Yoksa tüm bunlara bakmaktan başka bir şey yapmaz mıyım? Arkama atar sakinleşirim.

Henüz sıkıldığımı hissetmediğime göre ne kadar zaman geçtiğini sormayacağım.

Bu sessizlik çok fena ve meşrudur. O duvarlar -mutla-ka sağlamdır-, saten kuşak altında görüyorum. Onlarla alay ediyorum. Kendime yalan söylüyorum. Ben körüm.

- Telefonum çalmıyor… “Mimoza” söyle bana ne yapıyorsun?

- “Mimoza”: Dikenden bir elbise dikiyo-rum, boşandığım erkeğe giymek için. Siyah gülüşten bilezikler.

- Boşandığın erkek! Eski bir hatıra. Acı bir

hayat. Baharatsız bir yemeğin kalıntıları.

- “Mimoza”: Nereden biliyorsun?

- Sözlerimi önemseme. Sadece onu çağır da bizimle otursun… Mekâna gelen yetişkin bir köpek.

- “Mimoza”: Boşandığım erkek çocuktur. Oyuncağını pantolonunun cebinde taşır. Çok oyuncakları var… Bu yer çok dar.

- Ufuk dardır. Benim mekânım düşündüğün her şeyden daha geniş… Çağır onu gelsin. Bırak da hayatın uzun zaman atıp durduğu parçalanmış bir hatırayı göreyim. Ona olanlar ne kadar da güzel… Mutsuzluğu ne kadar da güzel! Boşandığın erkek, beni onunla tanıştır, ne kadar mutsuz olduğunu göreceksin. Ona “Hiç” ismini vereceğim. O mutlaka hakkında düşündüğüm gibidir, annesinin memesini kaybeden, babasının testisine bağımlı olan bir bebek. Çok ceza gördü. Çok aç kaldı. Çok öldü. Tırnaklarıyla asla açılmayacak olan bir yolu kazıdı. Istırabının sırrı budur.

Çağır onu gelsin, bizimle otursun. Belki o zaman sıkıldığımı hissederim de evime giderim.

Yüzümü yıkıyorum, her tarafımı suyla ıslatıyorum, iyileşmek için. Bakıyorum, hala bir resmimi göremiyorum. Siyah gölgelerle de olsa yüzümü resmedecek birine ihtiyacım var. Biraz insafa ihtiyacım var.

Ek Bilgi

  • Fiyat: 10,00 TL
Okunma 2252 defa Son Düzenlenme Cumartesi, 18 Şubat 2017 09:11

KARAHAN KİTABEVİ KÜLTÜR BURADA.....                                                                                                                                 BİZİ TAKİP EDİN